45

Mevlana’da Aşk anlatmak

Mevlana’da Aşk anlatmak

Mevlana derki: Aşk geldi, damarımda, derimde kan kesildi: beni kendimden aldı, sevgiliyle doldurdu. Bedenimin her yanını sevgili kapladı. Benden kalan yalnız bir ad, ondan ötesi hep o… Uğrunda bir ömür bağışlanan, yanıp yakılan bu essiz sevgili Allah`tir. Allaha karşı aşırı sevginin kemale erişi, aşığın aşkta yok oluşudur. Gerçek ilhama mazhar olmuş, gerçek yokluğu zevk edinmişlerin en büyük arzusu “ilahi-vuslattır”. Mevlana bu yolun coşkun aşığıdır, aşktan doğmuş, aşkla yoğrulmuştur.”

Bizim peygamberimizin yolu aşk yoludur, biz aşk çocuklarıyız; aşk bizim anamızdır” der ve diriliğin hakiki aşkta yok olmakla mümkün olabileceğini söyler; ” Aşksız olma ki ölü olmayasın, aşkta öl ki diri kalasın” Mevlana’nın aşkı, ömrünün 3 merhalesinde olgunlaşmış, bir ömür bu uğurda harcanmıştır. Mevlana bunu şöyle dile getirir “hamdım, piştim, yandım”. Mevlana’ya göre gerçek aşığa aşktan başkası haramdır. ” Aslolan sevmektir, insanın mayasında bu duyguyu arıtmalı, ayıklamalıdır. Bedenimiz bir kovan gibidir bu kovanın balı ve mumu da ilahi ASKTIR” Mevlana’nın şiirlerindeki bağ, gül ve bülbül, hepside birer semboldür, asıl maksat Allah`tır. Mevlana derki:” Başımı koyduğum her yerde secde ettiğim O`dur. Altı yönde ve altı cihet dışında Mabud O`dur. Bağ, gül, sema ve sevgili…Hepsi bahane, maksat daima O`dur. İşte Mevlana’daki aşk ve sevgili… Çünkü o herkesi seviyor, herkesi kabul ediyordu. Onca insanlar ceset ve kalıp itibariyle çok, fakat maya ve ruh bakımından tekti. Bir rubaisinde:

” gel, gel, yine gel, yine gel…her kim olursan ol, yine gel… ister kafir ol ister mecusi, ister putperest. ister yüz kere bozmuş ol tövbeni…” diyor ve ilave ediyordu “umutsuzluk kapısı değil bu kapı. nasılsan öyle gel..

“Bütün bir insanlığı çağırıyor, aydınlık, nurlu kapısında, onlara gerçek yolu, Hak yolu gösteriyordu. Bu çağrıya uyanlar, onun etrafında kümeleşiyor, hidayet yolunu seçiyorlardı (bilgini, cahili, fakiri, zengini vs)Bu ilahi bir çağrıydı- Konya gönüller yurdu, aşıklar kabesi olmuştu. Nitekim, bu çağrı Mevlana devrinde de, Mevlana’dan sonra da gönüllerde aksini bulmuş, onun mübarek türbesi, onun sevenlerin bir sığınağı, ziyaretgahı olmuştu. Artık şimdi Mevlana çağırılıyordu, ve biz ona söyle sesleniyorduk artik;

” Gel, gel, yine gel, yinede… Ey Gönüller Sultani, Ey Koca Pir, Mevlana gel!

” Ey yılları yıllara ulayıp aşan, Ey nesillerden, nesillere ulaşan… Doyumsuz sevgine doymuyor insan . Bir kere değil asla, bin kere yinede gel, yine gel, yine gel”…

89 okunma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sesli sohbet Sesli siteler Kameralı sesli bayan sohbet Sohbet Chat Sesli chatSeslimavi Sanalpazar