39

Hayatın En Güzel Altın Ağacı

Hayatın En Güzel Altın Ağacı

Seni seviyorum denmesini ister ya kadınlar, ben içinin pek boşaltılmış olduğunu düşünürüm. Bence sevgiyi katıksız iletebilecek cümle şu: “Seni gerçekten mutlu etmek istiyorum.” Çünkü sevginin en önemli belirtisi âşık olduğumuz insanı mutlu kılma isteğidir. Kendi egomuza hizmet ettirme talebinin aşk ve sevgiyle ilgisi yoktur.

Bir kadını sevdiğini iddia eden erkek yıllarca onun basit ya da karmaşık istekleri karşısında duvar gibi dikeliyorsa bu nasıl sevgi? Sadece maddi bakım sağlamak, aynı evi paylaşmak insanın ruhunu tatmin edecek, mutlu kılmaya yetecek midir? Beklentimize, özlemimize ya da hayalimizdeki ilişki modeline kavuşmak isteğimiz haklı bir nedendir. Bunu merak edecek insan sevgisini iletmek, yaşatmak isteyen taraf olmalı. İnsanlar genellikle düşlerinden, özlemlerinden vazgeçerler ya da taviz vererek yaşamanın sorunsuzluğunu tercih ederler. Bazıları bu konuda inatçı çıkar! Onun sonsuz arayışı, tasavvufi bir derinlikteki dalışlara benzer. Arayışın temel döngüsüne teslim eder ruhunu ve özlemin peşine takılır da Şam sokaklarında gezinir.

Özlemlerle örülen varlığın kalesine giremeyen ateşli âşıkların bencil sesleri azalarak tükenir. Erkekler, genellikle, istediği gibi bir hayata ve koşullara uyulmasını kendi sevgisinin biricik hanesi diye takdim eder. Seni bütün varlığınla algılayamaz ve isteği küçük bir parçadır. O zaman varlığının bütünüyle o küçük parçanın savaşımı sığ sudaki çırpınışların vaveylasına döner. Gürültüye değmeyecek bir sevgi ve aşk kırıntısı için helak olur insan. Mutsuzum dediğinde mutsuzluğundan etkilenmeyen taraf gerçekten sevebilir mi? Sevgiden anladığı nedir? Sevgi birini mutlu kılmak değilse, ne sağlar ki? Gerçek bir kadını anlamak ve ortaya çıkarmak mı erkeklik, yoksa elindeki gücü kullanarak şablonlarda yaşayıp gitmek mi? Kalbinin bütün saflığını taraflar birbirinin avucuna koymadan seviyorum demek, mürekkep olmadan yazıyorum demeye benzer. Saflık aşkı tarif eder de, hinlik uzaktan geçer. İnatlaşma çelme takar, zamanı aşar. Küstahlık ve “benim dediğim olsun da, ne olursa olsun”culuk emir komuta zinciri içinde rap rap yürür gider. Hayatını, evini, arkadaşlarını ayıranın kalbi nasıl sizde kalabilir? Kalbini vermek isteyen, ruhsal bütünleşmeden söz edendir. İki kişinin kendini bir bütünün parçası gibi hissetmesi mümkün mü? Goethe’nin dediği gibi: “Her nazariye bulanıktır, yalnız hayatın altın ağacı renklidir.”

Hayatın renkli ağacından sevgi derme işini dalları silkeleyerek, kırarak yapamayız. Yere birkaç meyvenin düşmesi “derme” anlamı taşımaz. Sabırla ve bilerek dermenin mutluluğu hem ağaca yansır, hem âşığın yüzüne. “Yüce bir er, Mecnun’u gördü: Dertli dertli yoldaki toprakları karıştırıyordu. ‘Ey Mecnun böyle ne arıyorsun?’ dedi. Mecnun, ‘Leyla’yı arayıp duruyorum.’ diye cevap verdi. Adam dedi ki: ‘Leyla, topraklarda ne gezer? Hiç öyle tertemiz inci, yoldaki topraklarda bulunur mu?’ Mecnun, ‘Ben neresi olursa olsun arayayım da belki bir an gelir, onu bir yerde buluveririm.’ dedi.” (*)

Aşkı aşk yapan bu şevk bir zincirdir ki gönül onun divanesi ola! Başkasının mutluluğu için egoların zirvesinden toprak yollara inmek şartı vardır ki divane gönüllere cennet mekan gele!

91 okunma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sesli sohbet Sesli siteler Kameralı sesli bayan sohbet Sohbet Chat Sesli chatSeslimavi Sanalpazar