38

Gönül Bahçesinde Aşk

Gönül Bahçesinde Aşk

Fikri olmayanın aşkı olmaz. Çünkü aşk zihinsel bir eylemdir öncelikle. Bedeni yanında istemesi yoklukta varlığının kanıtıdır. Evrenin büyüklüğü ve gizemi içinde varolmanın sarsılmaz inancıdır. Fikri olmayanın zikri olmaması laf-ı güzaf değildir. Binlerce yılın imbiğinden geçip gelmiş bir damla baldır.

Baharın geçmiş düşleriyle oyalandığımız bu günlerde, yaşamın yeryüzüne dönüşünün şenlikli ifadesine dair bir masal buldum.

Bir devin büyük ve görkemli bahçesinde bitmeyen kışı anlatır. O bahçede ağaçlar yapraksız, toprak kar altında ve bir tane çiçek açmaz. Bu bitmeyen kışı bir kız çocuğunun bahçeye girişi bahara çevirir. Onun kahkahaları ve doğal neşesi bahçeye çiçekler açtırır. Sevgi ve aşk böyle bir kış bahçesine bahar getiren coşkunun adıdır.

Fikir dünyasının kışı bitmeyen bu ülkede yapraksız dalların nefretle eğilip kalkması, içi boşalmış kovukların dibinde mantar bile bitmemesi ve deve dikeni bürümüş çevrenin dondurucu soğuğu içinizi ürpertmiyor mu? Nefretin kararttığı bir ruhun bedeni kim tarafından kutsanır ki?

“Yaşam bir bitki değilse aslında,/ Neden dilimliyor, parçalıyor insanlar onu” diye sorar Andrey Voznesenski.

Soruları olmayan bir akıl beyinden başka nedir ki? O yağ limonla yenebilen, yumuşak dokulu zavallı bir organ. Akıl ise onun varlık nedeni bir nadide çiçek. Ruhsuz akıl ise neye yarar ki? Yazmakla çiziktirmek arasındaki farkı anlamaya yarayan bu çiçek kokusuyla dünya aleme bahar kokuları taşar.

Değerli sözcükler yiyip içerek güçlenirse ruh yoksulluktan ırak olur. Bu ruhun akılla dansı insanı aşka uçurur. Aşka vasıl olunca hayat, yedi kat arş-ı ala’dan toz bulutu gibi görünür zevat. Şebboyun direncidir iki taş arasında boy vermek. Döke saça tohumlarını bir sonraki bahara salmak varlığını ve yaşama renklemek. Onu koparan ucubelere şöyle bir bakıp boynu bükülse de bilir ki garantidir gelecek baharın varlığı.

Yaşama uyanır aşk sadece. Cennetten dönen sevgililerdir çocuklar.

Donmuş ve dilsiz gecenin altında gördüğümüz karabasandır ucubelerin anlattığı. Biz baharı bekleriz yeryüzüne çıkmak için. Kuzey rüzgarlarına rağmen nefesimiz sıcaktır. Sadece geceleri yaşayan nasıl bilebilir ki mavidir gökyüzü?

“Daha büyük rüzgara karşı yazıyorum ve kızmasınlar sadece şişirilmiş yelken olanlar

Bu rüzgar daha güçlü eser ve daha kırmızıdır kor

Daha büyük bir rüzgara karşı bulutlu bir havada

İstediğim gibi yazıyorum hem ne yapılabilir sağırlara

Kötü bir oyunda hile gibiyse şarkı söylemek onlar için” der büyük usta Aragon. “Çünkü aşksız güneş bu yarınsız bir dün’dür” onun gözünde.

Gönlümüzü aşkla, kalbimizi nurla doldurmadıktan sonra nasıl sevgi veririz diğerlerine? Dilin üstünde kayan buz parçası gibi sevgi gönülsüz insanda.

Gönlü olmayanda fikir ne gezer, aşk ne eder.

“Bak, sevdiceğim: Gönül, beden, can sende,

Ruh sende, kemik sende, yürek, kan sende.

Bilmem niye kalbimde bu illet, bu sızı?

Ancak bilirim derdime derman sende.”*

*Hemedanlı Baba Tahir Üryan

95 okunma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sesli sohbet Sesli siteler Kameralı sesli bayan sohbet Sohbet Chat Sesli chatSeslimavi Sanalpazar