41

Ah Rümeysam

Feragat ettim ay yüzlü gülümsemelerden 
İtaatkâr hüzünler gözlerimle bakıyor artık 
Sen, uzak bir kentin en ücra sokak lambasında yaşıyorsun 
Hasret derin bir sohbete dalmışken 
Ben, hâlâ çok üşüyorum 

Bu sevdanın çetelesini tuta tuta geldim sekiz ocağa 
Hani bugün bir turnanın kanadına sürüp saçlarını salacaktın Gökyüzüne? 
Hani öpecektin hasreti? 
Basireti bağlanmış peri bacaları gibi ağla doyasıya, Rümeysam! 
Çünkü antik kenti çaldım masallarından gizlice 
Sana acılarımı takdim ediyorum 
Doğduğun günün anısına, kabul buyur! 

Son baharın en acı ayındayız 
Ve ben, zemheri bileyleyen gözlerimle bakıyorum sana 
Umumun hanesine yazılan tebessümleri yadırgayan 
Aykırı rüzgarlardan kovulmuş, 
Mavzer kurşunuyla kundaklanmış biraz toprak kokusuyuz biz 
Söyle, 
Herşey olabilir miyiz hiç bir şey olamadıktan sonra? 

Fikri tekamül içerisinde bütün hüzünlerim bugün 
Çok üzgünüm çok! 
Ayrı havalardan nefeslenmemizin bir tek bahanesi bile yoktu oysa 
Üç ayak bulutlara asılan yağmur taneleri gibi 
Kendi taburemi tekmelemek üzereyim 
Hani düşlerimin prensesi, 
Kuşların hiç bir kanat darbesi öldürmeyecekti beni? 
Hani gece yarılarının koynunda tarayacaktın saçlarımı? 

Ah rümeysam ah! 
Önce eskidikte, 
Sonra çok eksildik mi ne? 

124 okunma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sesli sohbet Sesli siteler Kameralı sesli Seslimavi